Mesleki Akciğer Hastalıkları

Meslek hastalığı nedir?

Meslek Hastalıkları ?zararlı bir etkenle bundan etkilenen insan vücudu arasında, çalışılan işe özgü bir neden-sonuç ilişkisinin ortaya konulabildiği hastalıklardır. Yani nedeni belli olan, dolayısiyle önlenebilir hastalıklardır. Aynı işi yapan birden çok kişide birlikte görülebilirler. Bu hastalıklar genellikle kişinin çalışma yaşamına başlamasıyla hemen ortaya çıkmazlar. Çalışmaya başlamakla hastalığın ortaya çıkması arasında kısa ya da uzun bir süre vardır. Buna sessiz dönem adı verilir. Meslek hastalıları erken teşhis edilir ve gerekli korunma ya da etkenden uzaklaştırma tedbirleri alınırsa, düzelebilirler ya da en azından ilerlemeleri önlenebilir. Bazı hastalıklar ise meslek hastalığı olmamakla birlikte, iş ortamında karşılaşılan çeşitli zararlı etkenler tarafından ağırlaştırılabilir, alevlendirilebilir ya da kontrole alınmaları zorlaştırılabilir. Bunlara da işle ilgili hastalıklar denilmektedir.

Mesleki akciğer hastalığı nedir?

Akciğerlerimiz solunum yoluyla dış ortama en açık olan organımızdır. Çalışma ortamında olabilecek her türlü solunum zararlısının ilk etkileyeceği sistemlerin başında akciğerlerimiz gelmektedir. Havada bulunan sadece mikroplar değil, çeşitli tozlar, gazlar, dumanlar solunum yoluyla alınarak burundan akciğerin derinliklerine kadar çeşitli hastalıkların gelişmesine neden olabilirler. Bu nedenle tüm dünyada mesleki akciğer hastalıkları, meslek hastalıkları içerisinde en büyük öneme sahip hastalık grubunu oluşturmaktadır.

Mesleki akciğer hastalıklarının nedenleri nelerdir?

Solunum sistemi havadaki zararlıların solunum yoluyla vücuda alınmasındaki en etkin yoldur. Havaya karışıp solunum yoluyla akciğerlerimize ulaşan her türlü tozlar, gazlar, dumanlar, buharlar, mesleki akciğer hastalıklarına neden olabilir ya da var olan bir akciğer hastalığını alevlendirebilirler. Her türlü hava kirliliği buna neden olabilir. Örneğin tozlu işlerde çalışanlarda solunum yoluyla akciğerlerimize kirli bir şehir havasından alınandan 10-100 kat daha fazla toz ulaşabilir. Kapalı ortamlarda tozlar ve diğer solunumsal zararlılardan korunma tedbirleri alınmadan yapılan iş ve işlemler, daha fazla etkenin ortama yayılmasına ve solunum yoluyla alınmasına neden olur. İş ortamının havasını kirleten maddeler genel olarak ortama saçılabilen gaz, sıvı ve katı formlardaki tüm kirleticilerdir. Değişik iş ortamlarında bunlardan etkilenme söz konusu olabilir.

Bu maddeler akciğerlerde ne tür hastalıklara neden olurlar?

Solunum yoluyla alınan zararlı maddelere solunum sisteminin vereceği yanıt maruziyet yoğunluğuna ve süresine bağlı olarak değişir. Klinik olarak iki tip yanıttan söz edilebilir:

Erken etkiler: Solunum zararlılarının aşırı miktarlarına kısa sürelerde maruz kalmak, dakikalar, saatler, bazen da günler içinde yakınmaların ortaya çıkmasına neden olur. Burun akıntısı, boğazda yanma, öksürük, nefes darlığı, KOAH ve astım alevlenmesi, solunum ateşi gibi sonuçları olabilir.

Uzun süreli etkiler: Tekrarlayan düşük, orta düzeyde bazen de yüksek düzeydeki maruziyetlerden aylar yıllar sonra, hatta bazen kişi o işten ayrıldıktan sonra ortaya çıkan solunumsal yanıtlardır. Bunların başlıcaları astım, kronik bronşit, amfizem, KOAH, kronik hipersensitivite pnömonileri,pnömokonyozlar, akciğer ve akciğer zarı kanserleri ve akciğer enfeksiyonlarıdır.

Mesleki akciğer hastalıklarında yakınmalar nelerdir?

Mesleki olmayan göğüs hastalıklarının yakınma ve bulgularından farklı değildir. Öksürük, balgam çıkarma, nefes darlığı, göğüste sıkıntı hissi, hırıltılı solunum, ateş gibi yakınmalar olabilir. Önemli olan, yakınma ve bulguların işle ilişkisinin kurulmasıdır. Örneğin mesleki astımda yakınmaların işle ilgisinin iyi sorgulanması oldukça özel bilgiler sağlar. Pnömokonyozlar gibi akciğerde toz birikimi hastalıklarında ise yakınmalar ortaya çıktığında hastalık çoktan ciddi derecede ilerlemiştir.

Mesleki akciğer hastalıkları tanısı meslek öyküsünün alınması ile başlar.

Mesleki akciğer hastalıkları tanısının en basit ve en önemli şartı, kişinin meslek öyküsünün alınmasıdır. ?Mesleğiniz nedir?? sorusu ile başlayıp, yapılan iş ve işlemleri, kullanılan maddeleri,cihazları, ortama yayılan toz ve gazları bilinçli bir biçimde sorgulama, mesleki akciğer hastalıklarının tanısında çok önemlidir. Yakınmalarınızın işinizle ilişkili olabileceğini düşünüyorsanız bunu hekiminizle mutlaka paylaşınız. Hastanın işi ve bu işi yaparken karşılaştığı maddelerin öyküsü alınamazsa meslek hastalığı tanısını koymak oldukça zordur. Çoğunlukla birden fazla zararlı maddeyle karşılaşılmaktadır. Ayrıca aynı atölyede başka iş arkadaşlarının yaptıkları işler sonucunda da zararlı maddeler solunabilir. Örneğin bir atölyede kaynakçılık yapan bir işçi, yakınında da boyacılık yapan bir işçi varsa; her ikisinin de hem kaynak dumanlarına, hem boya buharlarına maruziyeti söz konusu olabilir.

Bunun ötesinde, her göğüs hastasında olduğu gibi muayene, akciğer grafisi ve solunum fonksiyon testleri yapılır. Gerekirse daha ileri tetkikler ve testler yapılır.

Mesleki akciğer hastalıklarının tedavisi nasıl yapılır?

Mesleki akciğer hastalıklarının tedavisi mesleki olmayan benzerlerinden farklı değildir. Örneğin astım, KOAH gibi mesleki hava yolu hastalıkları mesleki olmayan astım veya KOAH gibi tedavi edilirler. Ancak tedavide en önemli farklılık; hastalığın mesleki nedenlerle hastanın yapmakta olduğu işten uzaklaştırılmasıdır. Bu sağlanmazsa, tedavide başarı da sağlanamaz. Tersine; bir hastalık bilinen tedavilere rağmen iyileşmiyorsa mesleki bir nedeni olabileceğinden kuşkulanılmalıdır.

Mesleki akciğer hastalıklarına daha duyarlı olanlar kimlerdir?

Sigara içenler, alerjik bünyesi olanlar ve daha önceden bilinen herhangi bir akciğer hastalığı olanlar, aşırı şişman kişiler, yüksek tansiyonu, şeker hastalığı olanlar solunum yoluyla alınan zararlılara karşı daha duyarlıdırlar. Bu nedenle, işe giriş muayenelerinde böyle sağlık sorunları saptanan kişilerin mümkünse tozlu ve gazlı ortamlarda çalışmamaları tavsiye edilir. Aralıklı sağlık muayenelerinde de bu sorunlar saptanırsa, iş değişikliği önerilebilir.

Mesleki akciğer hastalığı tanısı alan hastaya sağlanan haklar nelerdir?

Meslek hastalıkları yasal açıdan diğer nedenlerle oluşan hastalıklardan önemli farklılıklar gösterir. İş kazalarında olduğu gibi, meslek hastalıklarının da bildirimi zorunludur. Tanıyı koyan hekimin hem hastayı bilgilendirmesi, hem de işverene bildirme yükümlülüğü vardır. İşverenin de meslek hastalığı ve iş kazasını derhal Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK)?na bildirme yükümlülüğü vardır.

Tanı konulan meslek hastalıkları öncelikle tedavi edilmelidirler. Bunun için gerekli tıbbi tedavilerle birlikte, gerekli ise işten uzaklaştırma sağlanmalıdır. Tüm tedavilere rağmen tam olarak düzelmeyen meslek hastalıklarının ise, hastanın çalışma kapasitesinde oluşturduğu azalma, yani maluliyet yönünden değerlendirilmesi gerekir. Hastalık maluliyet bırakmışsa, Sağlık Kurulu raporu ile saptanmalı ve SGK?nın Sağlık Kurulu?na bildirilmelidir. SGK tarafından hastalığın ve maluliyet oranının kabul edilmesinden sonra, kişiye çeşitli ekonomik haklar sağlanmaktadır.

Meslek hastalıkları yasal tanısı her hastanede konulabilir mi?

Hayır. Meslek hastalıkları yasal tanısı, SGK tarafından yetkilendirilen hastanelerde konulabilir. Bu hastaneler Ankara, İstanbul Zonguldak?taki Sağlık Bakanlığı Meslek Hastaneleri ile tüm Devlet Üniversitelerinin Tıp Fakülteleri ve tüm Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastaneleridir. Ancak, diğer tüm sağlık kuruluşları ve hekimler, meslek hastalığı tanısı ya da ön tanısı koyup, hastalarını bu merkezlere gönderebilirler.

Meslek hastalıkları önlenebilir mi?

Meslek hastalıkları nedenleri bilinen hastalıklardır. Bir hastalığın nedeninin bilinmesi, önlenebilir olduğunun da göstergesidir. Önlenebilir hastalıkların başında mesleki akciğer hastalıkları gelmektedir. Daha iş yeri kurulurken gerekli mühendislik önlemlerin alınması, ortamda gaz ve tozlar gibi zararlıların olmaması MAH?nın oluşumunu engelleyici birincil korunma yöntemidir. Bunun için işyerleri ve iş düzenekleri kurulurken çalışanların sağlığına uygun mühendislik tedbirleri alınmalıdır. Ortamda tozların ve gazların oluşumunu engelleyici ıslak yöntemler, kapalı çalışma yöntemleri gibi yöntemlerle çalışılmalıdır. Tozların ve gazların, çalışanın solunum düzeyine erişmesinden önce kaynağında gidermeye yönelik çeker ocak, lokal egzoz emme, tezgah altı emme gibi yöntemleri uygulanmalıdır. Her şeye rağmen olabilecek kaçaklara karşı uygun solunum maskeleri kullanılmalıdır. İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili verilen eğitimlere eksiksiz olarak uyulmalı, sigara içilmemelidir. İş sağlığı ve güvenliği önlemlerine işçinin uymaması, hastalanması halinde hak iddia edememesi riskini barındırmaktadır. Örneğin hem tozlu ortamda çalışıp, hem de sigara içen bir işçide KOAH gelişmesi halinde, bu hastalığın mesleki olup olmadığı hakkında hüküm kurmak hekim için çok zordur.

Mesleki akciğer hastalığı oluşturma riski taşıyan tozlara ve gazlara maruziyeti olan işlerde çalışanların, bu işlere başlamadan önce sağlık muayeneleri yapılıp, ?uygun işe uygun işçi? mantığı ile işe yerleştirme yapılmalıdır. Aynı şekilde, işin özelliğine göre değişen aralıklarla solunum muayenesi fonksiyonları ölçülmeli, gerekenlerde akciğer grafisi taramaları yapılmalıdır. Böylece hastalıkların erken teşhis edilip ilerlemeden önlenmeleri mümkün olabilecektir.

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 61 - Toplam Görüntülenme Sayısı: 7360